farmasi
Girişimcilik

Dermokozmetik Sektörünün Kadın Girişimcisi

Kadın Girişimci Gülşah Gürkan'ın Başarı Hikayesi

farmasi

Dede mirası gül işini yarattığı ‘gülsha’ markasıyla geliştiren kadın girişimci Gülşah Gürkan, üretiminin yüzde 70’ini Uzakdoğu’ya ihraç ediyor. Yeni ürünlerle dermokozmetik serisini geliştiren Gürkan, bugün dünya genelinde bin olan satış noktası sayısını beş yıl sonra 5 bine çıkarmayı hedefliyor.

Dünyada yaklaşık 500 milyar dolarlık bir hacme sahip olan kozmetik sektörü, her yıl yüzde 4 oranında büyüyor. Türkiye’de de her yıl büyüme kaydeden sektörün 15 milyar TL’lik bir büyüklükte olduğu tahmin ediliyor. Sektörün son yıllarda sağlıklı yaşam trendinin etkisinde olduğu gözleniyor. Buna paralel olarak da özellikle dermokozmetik ayağı büyüme kaydediyor. Bu alanda faaliyet gösteren markaların sayısı da her geçen gün artıyor. Temelleri 2011 yılında İsparta’da kadın girişimci Gülşah Gürkan tarafından atılan gülsha markası da onlardan biri. Dünyada İsparta’nın dışında biraz da Bulgaristan, Fas ve İran’da yetiştirilen ‘Rosa Damascena’ türü güllerle ürettiği kozmetik ürünlerini dünyada binin üzerinde noktada satışa sunan Gülşah Gürkan, beş yıl sonra bu sayıyı 5 bine çıkarmayı hedefliyor. Dedesinin kurduğu işi farklı bir noktaya taşıyan Gürkan, “Her yıl 500 ila 700 ton arasında değişen gül işliyoruz. İsparta’da üç bölgeden 450 çiftçiden gül alımı yapıyoruz. 1965 yılından bu yana dünyaca ünlü Fransız kozmetik markalarına gül esansiyel yağı satıyoruz. Hammadde tarafında yüzde 100 ihracat yapıyoruz. Kozmetik markamız gülsha’da ise yüzde 70 ihracat çalışıyoruz. İhracat pazarımızı ise kozmetik sektörünün kalbi olan Uzakdoğu, duty free ve ABD oluşturuyor. AB pazarlarında da satışa başlıyoruz” diyor.

Dede mirası

Ispartalı Gürkan Ailesi uzun yıllardır gül sektörünün içinde. Ailenin ikinci kuşak temsilcisi Mustafa Gürkan, tekstilin yanı sıra hobi olarak başladığı gül merakını da zamanla işe dönüştürüyor. 0 dönem bölgenin gül konusunda ileri gelenlerden olan Mustafa Gürkan, çiftçilerden satın aldığı gülleri, kurduğu fabrikada esansiyel gülyağına dönüştürüyor ve yurtdışına satıyor. 1960’lı yıllarda, kısıtlı İngilizcesi ile Fransa’daki dünyaca ünlü kozmetik devrelerinin kapısını çalıp ürününü anlatan ve test ettiren Gürkan, bu özel ürünü pazarlamayı başarıyor. Kısa sürede kaliteli üretimi ile Fransız markaların güvendiği hammaddeciler arasına giriyor. Zamanla torunu Gülşah Gürkan’ı da bu alana yönlendiriyor. Cannes, Nice, Grasse gibi parfüm üretiminin başkentlerine torununu da götürüyor. Torunu, müşteri ziyaretlerinde kendisine tercümanlık görevi yaparken, işin inceliklerini de öğreniyor.

Gülsuyu ile başladı

Yurtdışındaki eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönüp birkaç farklı şirkette profesyonel hayat tecrübesi edinen Gülşah Gürkan, içindeki gül tutkusuyla harekete geçiyor. Bir dönem aile şirketlerinin tekstil ayağında çalışmış olsa da her zaman gül alanında değişik bir açılım yapmayı planlıyor. Hammadde tarafında yıllara dayanan bağlantılar nedeniyle işlerin yolunda gitmesi onu kozmetiğin farklı bir alanına yönlendiriyor. Gülşah Gürkan, kendi kozmetik markası gülsha’nın kuruluş öyküsünü şöyle anlatıyor: “Yıllardır ailece kendi ürettiğimiz gülsuyunu kullanırdık. Hatta bu gülsuyumuzdan eşimize dostumuza da hediye ederdik. Bir dönem arkadaşlarımızın yoğun gülsuyu talebi nedeniyle evde kullanacağımız gülsuyunun kalmadığını farkettim. Bunun üzerine neden bu kadar ilgi gördüğünü merak ettim. Diğerlerini araştırdığımda sentetik içerikli ürünlerle karşılaştım. Bu da bizim gülsuyumuzun değerini görmemde etkili.oldu. Bundan yola çıkarak ilk olarak gülsuyunun ticaretini yapmaya soyundum.”

Uzakdoğu’ya ihracat

Gülşah Gürkan, yaptığı Pazar araştırmalarında kozmetik sektöründe en büyük pazarın Uzakdoğu olduğunu farkediyor. Bunun üzerine 2011 yılında gülsuyunu alıp Hong Kong’taki bir kozmetik fuarına katılıyor. Tek ürünle katıldığı fuarda gülsha gülsuyu, dünyaca ünlü markaların distribütörlüğünü yapan bir şirketin dikkatini çekiyor. Onların aracılığıyla başka alıcılarla da buluştuklarını ifade eden Gülşah Gürkan, “0 fuarda Çin ve Hong Kong’ta pek çok ihracat bağlantısı yaptık. Böylece ilk yılımızda Uzakdoğu’ya ihracata başlamış olduk. Zamanla ürün skalamız gelişti bugün markalı ihracatımızın payı yüzde 70’e ulaştı. Geçtiğimiz üç yıl boyunca da her yıl ciromuzu ikiye katlamayı da başardık” diyor.

AR-GE partneri var

Şirket, doğal içerikli ürünler konusunda ‘iddialı. Bu alanda işin ehli isimlerle çalışmayı tercih ettiklerini söyleyen Gülşah Gürkan, şöyle devam ediyor: “Dedemin zamanında parfüm hammaddesi sattığımız uzmanlardan biri aracılığıyla, dünyaca ünlü bir kozmetik markasının farmülatorüne ulaştım. Kendisi, bu dünya devinin 20 yıldır bütün cilt bakım ve makyaj serilerinin AR-GE departmanın başındaydı. Markamızı anlattım ve bizimle çalışmaya ikna ettim. Şu anda çalıştığı üç kozmetik markasından biriyiz. 2013 yılından beri kendisi bizim teknik partnerimiz. Tüm formülasyonları, tüm testleri, hammadde seçimlerini de birlikte yapıyoruz. Bitmiş ürünlerimizin içine koyduğumuz gülyağı dışındaki tüm ürünlerimizi ithal ediyoruz. Ürünlerimizde doğal hammadde içerikleri kullanmaya özen gösteriyoruz. ”

Dokuz ürunlük seri

Ürün geliştirme partneri ile birlikte yürütülen çalışmalar sonucunda gülsha markası bugün, dokuz üründen oluşan bir seriye ulaştı. Ürün grubunu çok hızlı genişletme gibi bir planları olmadığından bahseden Gülşah Gürkan, şunları ekliyor: “Kozmetik sektöründe standart bazlar vardır ve pek çok şirket bu bazlara küçük eklemeler yaparak kendi serilerini genişletebilirler. Bunun için iç AR-GE yapmıyorlar. Biz ise asla standart baz kullanmıyoruz. Kendi ürün geliştirme çalışmalarımız sonucunda sıfırdan ürün geliştiriyoruz. Bizim bir ürün geliştirmemiz 2 yılı buluyor. Sadece testleri ise 6 ay sürüyor. Doğallık önceliğimiz. Ürünlerimizde parfüm, silikon, renklendirici kullanmıyoruz. Basit ve kafa karıştırmayan bir seri sunuyoruz. ”

400 noktada satılıyor

Gülsha ürünleri iç piyasada ilk olarak 2014 yılında eczane kanalında tüketicilerle buluştu. Yoğun ilgi görmesi sonucunda satış noktası sayısı her geçen yıl arttı. Bugün dermokozmetik satışı yapan 400’e yakın eczanede satılıyor. 15 kişilik bir ekibin görev yaptığı şirket, önümüzdeki yıllarda ürün grubunu 20’le-re çıkardığında kendi satış noktalarını da açmayı planlıyor. Öte yandan Duty Free’lerde de tüketicilerle buluşuyor. Gülsha, Duty Free’lerde parfüm ve kozmetik alanındaki ilk Türk markası olarak yer alıyor. Ürünlerinin İstanbul ile birlikte Ankara, İzmir, Dalaman, Bodrum, Medine havalimanlarında da satışa sunulduğunu ifade eden Gülşah Gürkan, şunları anlatıyor: “Yeni havalimanında da sekiz noktamız var. Ayrıca yeni bir gelişme var. Sephora’lara girmeyi başaran ikinci Türk markasıyız. Sadece Sephora’larda satılan özel bir krem de çıkardık. İkinci aşamada yurtdışındaki mağazalarında da satışa çıkmayı hedefliyoruz.”

Gül hasadı turları düzenliyor

Gülsha İsparta’nın turizmine de katkısı olan bir marka. Dört yıl önce bir basm gezisiyle başladıkları ‘Gülsha üe gül hasadı’ turlarının yıllar içinde yoğun ügi gördüğünü vurgulayan Gülşah Gürkan, “Bir gece konaklamalı çok keyifli bir gül hasadı turu yapıyoruz. Misafirlerimizle en ücra köşedeki gül bahçelerde gül topluyoruz. Sonrasında fabrikada üretim tesisimizi geziyoruz.

Onlara İsparta kebabı yedirip, yakınlardaki antik kentleri gezdiriyoruz. 40 kişilik turlar organize ediyoruz. îlk yıl 6 tur yaptık. Sonra 12’ye çıktı. Bu yıl ise 15 tur organize ettik.”

Özlem Bay Yılmaz

farmasi

Etiketler
farmasi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı